Olmaktan ziyade hissetmek önemli hayatlarımızda, nasıl olduğumuz değil nasıl hissettiğimiz belirleyici çoğu zaman.

Cinsiyet de, evet büyük oranda doğuştan alnımıza yazılmış gibi görünse de, asıl bunu anlamlı kılan bize içeriden seslenen “ Gerçek Kimlik” oluyor. Beşinci filmini çeken İngiliz sinemacı Tom Hooper da Danimarkalı Kız’da (The Danish Girl) bu resme katkıda bulunan bir iş çıkarıyor. Her toplumda, özellikle de bizim gibi ilerlemeyi reddeden toplumlarda itilip kakılan ve hatta öldürülen (öldürülmesi kabul gören) trans bireylerin köklerine/yazgısına dikkat çekiyor bu çalışma. Cinsiyet değiştirme, daha doğrusu “Gerçek Kimliğine Kavuşma” ameliyatlarının da ilk adımlarına uzanıyor film, bir kilometre taşının üzerinde yükseliyor. Hikâyemiz 1926 yılında başlıyor… Danimarkalı evli ressam çift Einar ve Gerda Wegener…

David Ebershoff’un aynı isimli kitabından uyarlanan Danimarkalı Kız, Lili Elbe ve Gerda Wegener’in gerçek yaşamlarından esinlenen çarpıcı bir aşk hikâyesi. Yönetmeni Oscar ödüllü Tom Hooper olan film, Lili’nin bir transgender olarak çığır açan yolculuğunu ve Gerda ile olan evliliklerinin sıra dışı öyküsünü anlatıyor. Filmin başrollerinde Oscar’lı oyuncu Eddie Redmayne, Alicia Vikander, Ben Whishaw, Sebastian Koch, Amber Heard ve Matthias Schoenaerts yer alıyor.